ÖNSÖZ
Yaylalara giden bilir, yalınayak çise düşmüş topuk otları üzerinde yürümenin keyfini. Henüz araçların yaylalara ulaşamadığı dönemlerde günlerce hazırlıklar yapılır, yükler atlara bağlanır, güneş doğmadan yola çıkılırdı. Yolda kelek sesleri arasında yapılan sohbetler, yakılan ağıtlar, kemençe eşliğinde söylenen türkülerle akşam kızıllığında göçler obalara dağılırdı. Karadeniz halkı için yaylalar özgürlüktür. Yaşam şartlarının getirdiği değişiklikler bazı değerleri unutturmuştur biz insanlara. Birçoğu hayatta olmayan insanların manilerinde yaşattıkları duygularını yeniden dile getirmek maksadıyla böyle bir çalışmanın anlamlı olabileceği düşünüldü... Karadeniz bölgesinin çetin koşullarıyla savaşan, ağıtlarını, sevinçlerini, sevdalarını, manilerine ve ezgilerine yansıtan, ninelerin ve dedelerin yürek sesidir bu çalışma. Şartların elverdiğince yaptığım bu derlemeleri halk kültürü adına türkü sevenlerle paylaşmak istedim. Geleneksel yapısından ödün vermeden oluşturulan eserlerde, kaynağım olan büyüklerime teşekkür ediyorum. Yöremizde kullanılan kemençe,genellikle erkeklerin çalabildiği enstrüman olarak tanınmaktadır. Kemençe çalma tekniği konusunda usta olan abim Muhammet Yakupoğlu'nun desteği ile uzun bir çalışma döneminden sonra bileğimin
yettiğince kemençe çalmayı başarabildim. Yaptığım bu çalışmada bana öncülük eden Fuat Saka hocamıza, saygılarımı sunuyorum.
İlknur YAKUPOĞLU |
|
|